Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Ahilik Haftası dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, yüzyıllar öncesinden gelen Ahilik birikiminin bugünün ekonomik şartları içinde esnaf ve sanatkârın geleceğini güçlendirecek yönleriyle ele alınması gerektiğini söyledi.
Türkiye’de 39’uncusu düzenlenen Ahilik Haftası kutlamaları 14-20 Eylül 2026 tarihleri arasında Kırşehir merkezli programlarla gerçekleştiriliyor.
Aydemir, Ahiliğin tarihî öneminin bilindiğini, asıl meselenin bu kültürün günümüz üretim ve ticaret hayatında hangi karşılığı bulabileceğini tartışmak olduğunu ifade etti.
“Esnafımız bugün e-ticaretten zincir mağazalara, artan rekabetten değişen tüketici davranışlarına kadar bambaşka bir ekonomik ortamda faaliyet gösteriyor. Ahilikten çıkaracağımız en önemli ders, küçük işletmeyi kendi başına bırakmayan bir ekonomik çevrenin kurulmasıdır. Mesleğini iyi yapan, güven veren, yetişmiş insan gücüne sahip esnafın rekabet kapasitesini artırmalıyız.” dedi.
ESNAFIN EN BÜYÜK SERMAYESİ GÜVEN
Ticarette teknolojinin hızla değiştiğini belirten Aydemir, dijitalleşmenin satış yöntemlerini dönüştürdüğünü ancak güven unsurunun ekonomik değerini ortadan kaldırmadığını kaydetti.
Aydemir, “Bir vatandaş alışveriş yaptığı işletmeye güveniyorsa oraya yeniden gider. Bir usta yaptığı işin arkasında duruyorsa müşteri kazanır. Bir işletme çalışanını yetiştiriyor, ürününün kalitesini koruyorsa ayakta kalma gücünü artırır. Ahilik kültürünün günümüz ekonomisine aktarılabilecek tarafını burada görüyorum. Güveni ekonomik hayatın görünmeyen sermayesi olarak değerlendirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.
Ahilik teşkilatlarında mesleğin icrası ile meslek mensuplarının denetlenmesi arasında doğrudan bir ilişki bulunduğuna ilişkin tarihî kayıtlar da bulunuyor. Ahî babaların esnaf teşkilatlarının düzenli çalışması, mesleğe giriş ve meslek kurallarının uygulanmasında görev üstlendikleri belirtiliyor.
USTA-ÇIRAK BAĞINI YENİDEN GÜÇLENDİRMELİYİZ
Aydemir, Türkiye’nin üretim kapasitesini artırırken mesleki insan kaynağını da aynı ölçüde geliştirmesi gerektiğine dikkat çekti. Sanayide ve zanaatta nitelikli eleman ihtiyacının karşılanmasında usta-çırak ilişkisinin çağın imkânlarıyla yeniden güçlendirilmesini önerdi.
“Bir gencin iyi bir meslek öğrenmesi, ekonomik bağımsızlığını kazanmasının en sağlam yollarından biridir. Ustanın yıllar içinde kazandığı tecrübenin genç kuşağa aktarılması büyük bir millî birikimdir. Mesleki eğitim, işletmeler ve gençler arasındaki bağı kuvvetlendiren modeller üzerinde daha fazla durmalıyız.” şeklinde konuştu.
Aydemir, Ahilik Haftası’nın geçmişe yönelik bir anma programının ötesinde, esnafın geleceğinin konuşulduğu bir zemine dönüşmesinin yararlı olacağını belirtti.
“Mahalledeki dükkândan üretim yapan atölyeye kadar esnafımız şehirlerimizin ekonomik hafızasını taşıyor. Teknolojiye ulaşabilen, finansmana erişebilen, mesleğinde yetişmiş insan bulabilen ve müşterisinin güvenini koruyan esnaf geleceğe daha sağlam yürür. Ahiliğin bize bıraktığı esas imkân, ekonomik hayatın merkezinde insan bulunduğunu hatırlatmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Aydemir, tüm esnaf ve sanatkârların Ahilik Haftası’nı kutlayarak bereketli kazanç, sağlık ve huzur dileklerini iletti.